PAYLAŞ

Namibya’nın İskelet Sahili

Namibya, Afrika’nın güneybatısındaki eski bir Alman sömürgesi. Yüz ölçümü Türkiye’den biraz büyük. Buna karşın nüfusu iki milyon civarında. Issız bucaksız bu ülkenin başkenti, kelime anlamı “Rüzgarın Yeri” anlamına gelen Windhoek.

Atlantik kıyısındaki şehirden, kuzeydeki Angola sınırına kadar uzanan bölgenin adı ise İskelet Sahilleri. Burası, dünyanın en az gidilen ve üzerinde barınması en zor topraklarından birisi. İsminden de anlaşılacağı gibi bu sahil üzerinde barındırdığı sayısız gemi batığıyla da ünlü. Namib Çölü’nün ipeksi kumulları ile okyanus arasına sıkışan bu sahilde çok sayıda karaya vurmuş gemi bulunuyor.

SIRTLAN, GEYİK KEMİKLERİ

Namib Çölü’nün “dune” denilen ipeksi kumulları ile okyanus arasına sıkışan sahilde çok sayıda karaya vurmuş gemi bulunuyor. Balıkçı tekneleri, yük gemileri ıssızlıkta çürüyor. Çevre öylesine ıssız ki, iç bölgelerde gördüğümüz çalılardan yapılmış köy kulübelerine bile rastlamıyoruz. Yiyecek bulma umuduyla gelen sırtlanların, geyiklerin kemikleri kum tepeciklerinin, çalıların altında kalmış. Sahilde yürürken gömülü iskeletlere basmamak için dikkat etmek gerekiyor. Hava güneşli ama buz gibi, sürekli esen şiddetli rüzgara karşı ayakta durmaya çalışarak yaklaşık bir buçuk sene önce karaya oturan bir balıkçı teknesine uzaktan bakıyoruz. Kazada can kaybı olmamış. Gemiciler iletişim teknolojisinin nimetleri sayesinde kurtarılmış. Ancak geçmişteki gemilerin mürettabatı aynı şansa sahip değilmiş. Bu nedenle, Portekizli gemiciler “Cehennem Kıyıları” dermiş buraya. Kıyıya yakın giden gemiler, yoğun rüzgar ya da soğuk su akıntısının oluşturduğu sisten kurtulamayınca sığ kayalıklara otururmuş. Gemiciler kazadan kurtulduklarına sevinemeden, serin sulardan çöl kumlarına düşer, susuzluktan ölürmüş. Çoğunun kemikleri bile kalmamış geriye.

İskelet Sahili İsmi Nereden Geliyor?

İskelet sahili isminin bölgede kıyıya oturmuş gemi kalıntılarından geldiğini düşünebilirsiniz. Ancak bölgenin ismi gemi kalıntılarının göze batmaya başlamasından önceye dayanıyor. Hem bölgenin yerlileri hem de bölgeyi ilk olarak keşfe çıkan Portekizli denizciler bölgenin acımasız doğasını biliyorlardı. Namibya’nın yerli halkı İskelet sahiline “Tanrının öfkeyle yarattığı ülke” ismini vermişlerdi. Ülkenin daha verimli ve zengin doğal yaşama sahip sulak iç bölgelerinden okyanusa ulaşmak ölüme meydan okumak demekti. Senede 10 milimetreden daha az yağış alan Namib çölünün bekçliğini yaptığı sahil adeta aşılmaz bir bariyerle korunuyordu. Ümit burnunu dolaşan Vasco De Gama’nın izinden giden Poretkizli kaşif ve denizciler İskelet sahilinde kıyıya vurmaktan ölümüne korkuyorlardı. İskelet sahilinde karaya vurmak demek kendini hırçın okyanus ile acımasız çöl arasında kapana kısılmış oalrak bulmak demekti. Bu yüzden Portekizliler İskelet Sahiline Cehennem Kapısı adını vermişlerdi.

FOKLARI İZLEMEK BÜYÜK KEYİF

Kafatas ve kırık kemiklerin doldurduğu sahillerdeki ıssızlığı tek bozan fok kolonisi. Cape Cross bölgesindeki fokların toplam sayısı 350 bin civarında. Foklar ürkütücü atmosferi bir anda değiştiriyor. Yüzümüze gülümseme getiriyor. Fokları her mevsim görmek mümkün. Seyretmeye doyamazsınız. Ancak kokularına dayanmak pek kolay değil. Gözlem amacıyla yapılan bir köprüden izlenebiliyorlar. Binlerce fok ya okyanusta yüzüyor ya da kendileriyle aynı renkte olan kayaların üzerinde uyuyor. Bebekler ise oyun peşinde. Büyükler kaşınıyor, etrafa bakıyor. Kayalıklarda büyük bir hışımla patlayan okyanus dalgalarının görünümü ise fokların yağlı derilerinden dolayı renk değiştirmiş. Yağlar su üzerinde kirli sarımsı köpükler bırakıyor. Çakallar sinsice yaklaşıp, yavruları avlamaya çalışıyor. Yetişkinlerden korktukları için çoğunlukla elleri boş dönüyorlar.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here